Metance Logo

Nuggets

hogan30 • November 14, 2025 • 1 min read

Şirket, yeni özellikle, yalnızca isim, unvan ya da şirket üzerinden arama yapmayı zorunlu kılan geleneksel yapıyı geride bırakıyor.

LinkedIn, uzun süredir platformun farklı noktalarına entegre ettiği yapay zekayı bu kez en çok kullanılan bölümlerden biri olan kişi aramasına taşıyor. Şirket, ABD'de Premium kullanıcılar için kullanıma sunduğu yeni özellikle, yalnızca isim, unvan ya da şirket üzerinden arama yapmayı zorunlu kılan geleneksel yapıyı geride bırakıyor.

Artık kullanıcılar, "FDA deneyimi olan sağlık sektörü yatırımcıları", "NYC'de üretkenlik odaklı bir girişim kurmuş kişiler" ya da "ABD çalışma vizesi sistemini anlatabilecek biri" gibi doğal dil ifadeleriyle arama yapabiliyor.

LinkedIn'in ürün yönetiminden sorumlu üst düzey yöneticisi Rohan Rajiv'e göre yeni arama sistemi, önceki filtre tabanlı yaklaşımın eksiklerini gidermeyi hedefliyor.

Daha önce doğru unvanı bilmek, çok sayıda filtreyi tek tek denemek ve doğru kelime kombinasyonunu bulmak gerekiyordu; bu yüzden birçok profil görünmez kalabiliyordu. Yeni model, bağlantı derecesi, alan uygunluğu ve sorgunun bağlamına göre daha akıllı eşleşmeler sunuyor.

Yapay zeka destekli arama hâlâ geliştirme aşamasında; özellikle sorguların nasıl yorumlandığı konusunda tutarsızlıklar görülebiliyor. Buna rağmen LinkedIn, özelliğin iş fırsatı arayanların, sektörel bağlantı kurmak isteyenlerin ve belirli bir konuda danışmanlık arayanların işini ciddi şekilde kolaylaştıracağını düşünüyor.

Şirket, özelliği önümüzdeki aylarda ABD dışındaki kullanıcılara da açmayı planlıyor.

hogan30 • October 23, 2025 • 1 min read

An androgen (from Greek andr-, the stem of the word meaning 'man') is any natural or synthetic steroid hormone that regulates the development and maintenance of male characteristics in vertebrates by binding to androgen receptors. This includes the embryological development of the primary male sex organs, and the development of male secondary sex characteristics at puberty. Androgens are synthesized in the testes, the ovaries, and the adrenal

Image

sadece update

Block link



Callout

Callout test

Contact







ddsfsdfsdf

hogan30 • October 10, 2025 • 1 min read

update 33 Program, ilk olarak 2016’da seçilmiş araştırmacılar için başlatılmış ve 2019’da herkese açılmıştı. Ödüller önce 100 bin dolardan 1 milyon dolara kadar değişirken, şimdi yüksek riskli açıklar için tutarlar daha da artırılıyor. Kullanıcı etkileşimi olmadan cihazı ele geçirmeye olanak tanıyan zero‑click açıklar için azami ödül 2 milyon dolar.

Bilindiği gibi paralı casus yazılım satan firmalar, başkalarının telefonlarını uzaktan ele geçirebilecek zayıflıkları arıyor. Bu saldırılar genellikle devletlerin kullandığı, birden fazla açığı birleştiren çok pahalı ve karmaşık yöntemlerden oluşuyor.

Şirket ayrıca Lockdown Mode ile hedefli casus yazılım saldırılarını engellemeyi ve Memory Integrity Enforcement özelliği ile iPhone 17 ve iPhone Air’da cihaz belleğini yaygın yazılım açıklarına karşı güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu önlemler, sistem seviyesindeki iOS saldırılarını daha zor ve maliyetli hale getiriyor.

Bug bounty programı yürüten diğer büyük teknoloji şirketleri arasında Google, Microsoft, Meta, X, Apple, Uber, Shopify, Dropbox, Intel ve Tesla gibi firmalar bulunuyor. 

hogan30 • October 10, 2025 • 1 min read

Astronomers poring through a now-retired space telescope's data have spotted a bizarre family of fledgling stars breaking all the rules of how they're expected to behave.

The star group, which scientists have recently named Ophion, consists of more than 1,000 stars that formed together but are now scattering at high speeds. Stars that share the same birthplace usually migrate together for millions to billions of years.

But Ophion, just 20 million years old, is already flying apart in a fraction of the time it’d usually take to disperse. Researchers say all of these relatives are about to become estranged, completely removed from their ancestral home.

The discovery, made with the European Space Agency's Gaia star-surveying spacecraft, could change how astronomers find and study stellar groups — and reveal previously unknown ways they shape the Milky Way. 



hogan30 • October 03, 2025 • 1 min read

Nvidia, 3D avatarlar için gerçekçi yüz animasyonları üreten, yapay zeka destekli aracı Audio2Face'i açık kaynak olarak geliştiricilerin ilgisine sunduğunu duyurdu. Sesin akustik özelliklerini analiz ederek çalışan Audio2Face, 3D avatarın yüz ifadeleri ve dudak hareketleriyle eşleşen animasyon verileri oluşturuyor. Kısacası Audio2Face, üretken yapay zeka kullanarak ses girişini gerçekçi yüz animasyonlarına dönüştürüyor. Bu sayede araç, dijital karakterler için doğru dudak senkronizasyonu ve ifade gücü yüksek duygular sağlıyor.

hogan30 • August 15, 2025 • 1 min read

LinkedIn has joined the throng of social mediaa platforms and companies silently removing protections for LGBTQ users, amid an increasingly dangerous time for transgender communities across the country.

The networking sitee removed a line from its hateful conduct policy that explicitly prohibited the misgendering and deadnaming of transgender individuals. Open Terms Archive first reported on the change, which was not announced publicly.aaa

hogan30 • August 08, 2025 • 4 min read

GPT-5 ile ChatGPT'ye gelen değişikliklere gelin birlikte bakalım.

OpenAI'ın en yeni yapay zeka dil modeli GPT-5'in tanıtıldığını sizlere aktarmıştık. GPT-5 ile ChatGPT'ye gelen değişikliklere gelin birlikte bakalım.

GPT-5 ile daha hızlı bir deneyim

OpenAI'ın belirttiğine göre GPT-5 çok daha hızlı. GPT-5'in demo sürümlerinde birkaç dakika içinde yüzlerce satır kod ürettiği ve karmaşık sorulara hızlı bir şekilde yanıt verdiği görülüyor. Şirketin paylaştığı bilgilere göre model, daha doğru ve çok daha az halüsinasyonla daha güçlü bir muhakeme yeteneği sergiliyor. GPT-5, kodlama veya belge taslağı hazırlamaktan sağlık danışmanlığı almaya kadar daha net ve daha yararlı yanıtlar sunuyor

Model seçici kaldırılıyor 

GPT-5'in piyasaya sürülmesiyle OpenAI, hem model seçiciyi hem de GPT-4o, GPT-4.1 ve GPT-4.5 dahil olmak üzere birçok eski modelini kullanımdan kaldırıyor. Artık varsayılan olarak GPT-5 üzerinde çalışan ChatGPT, tek otomatik geçiş sistemine sahip. Bu geçiş sistemi şirketin önceki modellerini daha hızlı, daha akıllı bir model haline getiriyor. Bu sayede, farklı amaçlar için modeller arasında geçiş yapma ihtiyacının ortadan kalktığını söyleyebiliriz. Öte yandan ChatGPT Plus, Pro ve Team kullanıcıları, GPT-5 veya GPT-5 Thinking arasında geçiş yapmalarını sağlayan model seçiciyi kullanmaya devam edebilecek. Pro ve Team kullanıcıları ise GPT-Thinking Pro'ya da erişebilecek.

OpenAI, ChatGPT'ye kişilikler ekledi 

ChatGPT, metin tabanlı yanıtlar için Cynic, Robot, Listener ve Nerd olmak üzere dört yeni “kişilik” arasından seçim yapabilme özelliğine kavuştu. Alaycı ve esprili bir şekilde açık sözlü yardım sunan Cynic, önemli konularda doğrudan ve pratik yanıtlar veriyor. Kesin ve duygusuz yapısıyla öne çıkan Robot ise fazla kelime kullanmadan doğrudan cevaplarla karşımıza çıkıyor. Sıcak ve rahat bir yapıya sahip olan Listener, düşüncelerinizi sakin bir netlik ve hafif espriyle yansıtıyor. Eğlenceli ve meraklı yapısıyla dikkat çeken Nerd, kavramları açık bir şekilde açıklarken bilgi ve keşifleri övüyor. Bu yeni kişilikler size hitap etmiyorsa, her zaman ChatGPT'nin varsayılan stiline geri dönmeniz de mümkün. 

Vibe kodlama yetenekleri iyileştirildi

Yapay zekanın doğal dil komutlarına dayalı olarak kod oluşturma süreci olan Vibe kodlama, ChatGPT'de yeni bir güncelleme aldı. OpenAI'ın belirttiğine göre GPT-5, kendisinden uygulama veya web sitesi oluşturması konusunda karmaşık ve açıklayıcı komutları daha iyi işliyor. Ayrıca Canvas'ı açarak GPT-5'in oluşturduğu içeriğin önizlemesini görebilir ve içerik ile etkileşimde bulunabilirsiniz.

Özelleştirilebilen arayüz 

OpenAI, bu güncellemeyle ChatGPT'nin konuşma balonlarının, ses düğmesinin ve vurgulanan metnin görünümünü değiştirecek bir vurgu rengi ayarlayabilmenizi sağlıyor. Bunu web'de yapmak için profil simgenize tıklayarak, Ayarlar'a gidebilir, burada Genel'i seçerek Vurgu rengi açılır menüsünden bir seçeneği tercih edebilirsiniz. Mobil cihazlarda ise profil resminize dokunup Kişiselleştirme'ye gidip Renk Şeması'na dokunarak bu adımı gerçekleştirebilirsiniz. 

Güncellenen gelişmiş ses modu

Daha doğal sesli konuşmalar sağlayan ChatGPT'nin gelişmiş ses modu, yeni güncellemesiyle ücretli kullanıcılar için talimatları daha iyi anlıyor ve abonelerin konuşma stilini ayarlamasına imkan tanıyor. Standart ses modunu kullanımdan kaldırmayı planlayan OpenAI, gelişmiş ses modunu ücretli kullanıcılara neredeyse sınırsız olarak sunacak. Ayrıca bunun karşılığında şirket, ücretsiz kullanıcılara saatlerce ekstra kullanım hakkı verecek. Gelişmiş ses modunun artık özel GPT'lerle de çalıştığını belirtmekte fayda var. 

Gmail hesabınız ve Google Takvim ChatGPT'ye kolayca bağlanabiliyor

Artık ChatGPT'den yarınki programınızı planlamasını talep ettiğinizde, sizden Gmail veya Takvim'inizi bağlamanızı isteyecek. Hesabınızı bağlama adımının ardından ChatGPT programınızı ve e-postalarınızı kullanarak gününüzü planlama ya da kaçırdığınız e-postalar hakkında sizi bilgilendirme gibi görevleri yerine getirebilecek. İlk etapta önümüzdeki hafta Pro kullanıcılarına sunulacak olan hesapları bağlama özelliği diğer seviyelerdeki kullanıcılar için yakında kullanıma sunulacak.

Sağlık odaklı konuşmalar daha akıllı hale geliyor

Sağlıkla ilgili dikkate değer bir performans sergileyen GPT-5, bu alanda akıllı destek sunuyor. Model, endişeleri belirlemek, randevulardan önce doğru soruları sormak, sonuçları yorumlamaya yardımcı olmak ve tavsiyeyi bağlama, coğrafya ve bilgi düzeyine göre uyarlamak için özel olarak tasarlandı. Buna ek olarak model aşırı vaatlerde bulunmaktan kaçınıyor. Modelin daha az halüsinasyona ve güvenli tamamlamaya önem verdiğini de ekleyelim. 

İçerik yazımı desteği 

Önceki modellerden daha hassas ve uyarlanabilir yazma becerilerine sahip olan GPT-5, ton, yapı ve bağlama, sezgisel olarak uyum sağlıyor. Böylece e-posta, blog yazısı veya rapor taslağı gibi içerik oluştururken, GPT-5 ihtiyaçlarınızı önceden tahmin edip size özel öneriler sunabiliyor. Model, 256 bin token'lık bağlam penceresi sayesinde belgeler arasında uzun bağlam tutarlılığını koruyabiliyor.

hogan30 • July 24, 2025 • 3 min read

Alfred Bye (25 April 1899 – 22 December 1941), was convicted of a stabbing murder behind Parliament House, Melbourne, Victoria. He was executed at Pentridge Prison, Victoria in 1941. Bye was the sixth of eleven people to be hanged at Pentridge Prison after the closure of Melbourne Gaol in 1924.

== The murder ==

Alfred Bye was a small man with a slim build who had enlisted into the Australian army and was employed as a transport driver at the army depot in Darley near Bacchus Marsh. In 1930, he was once engaged to Amelia Ogier. Three years later, the engagement was called off and Ogier heard no more of Bye for another eight years. In the meantime, she became acquainted with Thomas Edward Walker, who was a soldier stationed at Broadmeadows and was separated from his wife and planning to divorce. The two decided to marry when Walker obtained a divorce.

In 1941, Bye wanted to rekindle his relationship with Ogier but she was not interested. To prove his love, he wanted to hand over his military wages to her. She rejected his offer but Bye was still insistent. Bye had visited her at her home but her boyfriend Walker had told him to go away.

On 27 September, Bye obtained leave from camp and took the train to Melbourne. Bye was armed with a knife which he had bought some weeks earlier. He knew that Ogier with Walker and her two nieces were going to the theatre, and he approached the group at Flinders Street station. He was wanting to speak to her when Walker approached and "put his hands up." He thought Walker was going to strike him so he "got in" first and struck Walker.

Two blocks North, at the corner of Swanston and Bourke streets he again approached Ogier and asked her to forgive him for a previous occurrence and shake hands. Shortly afterwards, Walker approached Bye and said, "I'll see you in half an hour." Later, Bye went to the corner of Bourke and Spring streets and saw Walker standing there. The two men walked into the Treasury Gardens and got into a fight. Walker was found with six stab wounds, five in the chest and one in the neck. After throwing the knife away, Bye returned to Bacchus Marsh by the 11.25 train that night.





== Trial and execution ==

The trial was held in the Melbourne Supreme Court. The jury took forty-five minutes to deliver a guilty verdict. Judge Charles Leonard Gavan Duffy sentenced him to death for the murder. When asked by the judge if the condemned man had anything to say, Bye replied, "I never intended to murder him. I had to do something to defend myself. When he had me by the throat I had to make him release his grip."

Bye was hanged and buried at Pentridge Prison, Coburg, on 22 December 1941. Bye was a nervous wreck leading up to the execution and, as he was unable to stand, he was strapped to a chair instead.





== References ==

hogan30 • August 07, 2025 • 3 min read

Genie 3, genel amaçlı yapay zeka ajanlarını eğitmek için kullanılabiliyor.

Google DeepMind, güncel temel dünya modeli Genie 3'ü tanıttı. Genie 3, genel amaçlı yapay zeka ajanlarını eğitmek için kullanılabiliyor. Halen araştırma aşamasında olan Genie 3, henüz kamuya açık bir şekilde yayınlanmadı. Genie 3'ün ajanlar için yeni ortamlar oluşturabilen önceki modeli Genie 2 ve DeepMind'ın video oluşturma modeli Veo 3 üzerine inşa edildiğini belirtelim. 

DeepMind araştırma direktörü Shlomi Fruchter, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Genie 3, ilk gerçek zamanlı etkileşimli genel amaçlı dünya modelidir” “Bu model, daha önce var olan dar dünya modellerinin ötesine geçiyor. Belirli bir ortama özgü değil. Fotoğraf gerçekçiliğinde, hayali dünyalar ve bunların arasındaki her şeyi oluşturabilir.”

Genie 3'ün öne çıkan özellikleri

Genie 3, basit bir metin komutuyla, saniyede 24 kare hızında 720p çözünürlükte birkaç dakikalık etkileşimli 3D ortamlar oluşturabiliyor. Hatırlatmak gerekirse Genie 2, 10 ila 20 saniye arasında içerik üretimi gerçekleştirebiliyordu.

Model ayrıca komutla tetiklenebilir dünya olayları özelliğine de sahip, Özellik kapsamında komut kullanarak oluşturulan dünyayı değiştirebilmeniz mümkün. Bunlara ek olarak Genie 3'ün daha önce oluşturduklarını hatırlayabilmesi sayesinde simülasyonlar zaman içinde fiziksel olarak tutarlılığını koruyabiliyor. Model, ürettiği şeyleri hatırlayarak ve uzun zaman dilimlerinde akıl yürüterek dünyanın nasıl işlediğini kendi kendine öğreniyor. Burada dünyanın nasıl işlediğinden kasıt ise nesnelerin nasıl hareket ettiği, düştüğü ve birbirleriyle nasıl etkileşime girdiği. 

Fruchter'ın belirttiğine göre; Genie 3, eğitim deneyimleri, oyunlar veya yaratıcı konseptlerin prototipinin oluşturulması için önemli yenilikler sunuyor. Genie 3'ün yetenekleri arasında dünyanın fiziksel özelliklerini modelleme, doğal dünyayı simüle etme, Modelleme animasyonu ve kurgu yapma, konumları ve tarihi mekanları keşfetme yer alıyor. Yine de modelin gerçek potansiyelinin genel amaçlı görevler için ajanların eğitilmesinde ortaya çıkacağı vurgulanıyor. Üstelik genel amaçlı görevler için ajanların eğitilmesi Yapay Genel Zekaya (AGI) ulaşmak için mühim.

DeepMind'ın açıklamasına göre; model, yapay zeka ajanlarını sınırlarına kadar zorlayarak, insanların gerçek dünyada öğrendiği gibi kendi deneyimlerinden öğrenmeye zorlama potansiyeline de sahip. Örnek olarak DeepMind, Genie 3'ü genel amaçlı Scalable Instructable Multiworld Agent (SIMA) yazılımının son sürümüyle test etti. Test kapsamında yazılımdan bir dizi hedef peşinde koşması istendi. Deepmind ekibi, bir depo ortamında, ajandan “parlak yeşil çöp sıkıştırıcısına yaklaş” veya “dolu kırmızı forklifte yürü” gibi görevleri yerine getirmesini istediler.

DeepMind'ın açık uçlu ekibinde araştırma bilimcisi olan Jack Parker-Holder test sonuçlarını şöyle aktarıyor: 

Üç durumda da SIMA ajanı hedefe ulaşabildi. Model, sadece ajandan eylemleri alıyor. Böylece ajan hedefi algılıyor, etrafındaki simüle edilmiş dünyayı görüyor ve ardından dünyada eylemleri gerçekleştiriyor. Genie 3 tutarlı kalması nedeniyle ileriye doğru simülasyon yapmayı başarıyor. 

Genie 3'ün sınırlamaları

Öte yandan Genie 3 bir takım sınırlamalara da sahip. Örneğin, kayak yapan birinin dağdan aşağı kaymasını gösteren demo, karın kayakçıya göre nasıl hareket edeceğini yansıtamadı. Ayrıca, bir ajanın gerçekleştirebileceği eylemlerin kapsamının sınırlı olduğunu da ekleyelim Bununla beraber paylaşılan bir ortamda birden fazla bağımsız ajan arasındaki karmaşık etkileşimleri doğru bir şekilde modellemek hala zor. Üstelik uygun bir ajan eğitimi için saatler harcanması gerekiyor. Genie 3 ise yalnızca birkaç dakikalık sürekli etkileşimi destekleyebiliyor.

Tüm bunlara rağmen modelin, ajanlara pek çok konuda öğrenme imkanı tanıdığını söylemek mümkün. Bu konular arasında girdilere tepki vermenin ötesine geçme, planlama, keşif, belirsizliği araştırma ve deneme yanılma yoluyla gelişme yer alıyor. İlerleyen dönemde yapay zeka araştırmacıları, Genie 3 modelinin yeni versiyonlarıyla, Yapay Genel Zekaya adım adım yaklaşabilir. 

hogan30 • July 24, 2025 • 2 min read

Ewa Maria Roos Sevenheim (born 12 June 1949 in Borås) is a Swedish singer and actress. Roos started her career at the age of thirteen when she won a talent search by the radio show Landet runt. She won a lead singer place in the orchestra Bosse Lidéns orkester; she was so young that she needed permission from childcare services to sing at nights and evenings. She recorded her first record called Polly the same year. In 1963, she won a talent competition hosted by Bildjournalen, and she represented Sweden in a singing competition in Riccone, Italy. She sang the song "I valet och kvalet", which was written by Owe Thörnqvist.

Following her early successes, Roos continued to build her career throughout the 1960s, becoming a well-known figure in the Swedish music scene. She released several singles and albums that showcased her versatile voice and charismatic stage presence. In addition to her singing career, Roos also ventured into acting, appearing in various Swedish films and television productions. Her contributions to entertainment have made her a respected and beloved artist in Sweden.

In 1968, she entered fourth place on Svensktoppen with the song "Tre små ord och jag förlåter", the same year she had her big breakthrough with the song "Vilken härlig dag". After that followed hit singles "Amors pilar", "Ole Okay", "Ding dång jag hör bröllopsklockor" and "Sjung bort bekymren".

She was the very first guest in the televised Allsång på Skansen in 1979.

She also acted in several revue shows, among them along with Hagge Geigert at Lisebergsteatern in Gothenbyrg in 1970, and has also ventured in to theater with the role of Dolly Tate in Annie Get Your Gun at the Chinateatern.

She participated in Melodifestivalen 2021 along with Eva Rydberg with their song 'Rena Rama Ding Dong'. The song qualified for the Andra Chansen round, however lost to Clara Klingenström's song and was thus eliminated.

hogan30 • August 08, 2025 • 1 min read

For the first time since GPT-2 dropped over five years ago, OpenAI is releasing not one, but two open-weight AI reasoning models — and they’re available to download for free right now on Hugging Face.

Billed as “state-of-the-art,” the new OpenAI open-weight models were announced Tuesday in a company blog post. OpenAI says they "outperform similarly sized open models on reasoning, excel at tool use, and are optimized for efficient deployment on consumer hardware."

hogan30 • July 24, 2025 • 2 min read

Meta'nın geliştirdiği yeni bileklik prototipi, kullanıcıların kas hareketlerini yorumlayarak bilgisayarla etkileşime geçmelerini sağlıyor.

Meta’nın araştırma ekibi, kullanıcıların yalnızca el ve parmak kaslarını kullanarak bilgisayarla etkileşime geçmesini mümkün kılan yeni bir bileklik prototipi geliştirdi. Giyilebilir bu cihaz, kullanıcının fiziksel olarak hareket etmesine gerek kalmadan, yalnızca kas hareketlerini yorumlayarak imleç hareketleri, uygulama başlatma ve havada yazı yazma gibi işlemleri gerçekleştirebiliyor.

Bileklik, yüzey elektromiyografi (sEMG) adı verilen bir teknolojiyle çalışıyor. Bu sistem, deri yüzeyine yakın kaslardan gelen elektriksel sinyalleri algılayarak beynin harekete geçmeden önce gönderdiği sinyalleri tespit edebiliyor. Araştırmanın detayları önde gelen bilim dergilerinden Nature’da yayımlandı.

Araştırmacılar, bu sinyallerin kişinin niyet ettiği hareketleri henüz gerçekleştirmeden önce bile anlaşılmasına olanak tanıdığını vurguluyor. Örneğin kişi havada bir kalemle yazı yazar gibi parmaklarını hareket ettirmeyi düşündüğünde, bileklik bu sinyali algılayarak metne dönüştürebiliyor.

Meta, bu teknolojiyi özellikle hareket kısıtlılığı yaşayan bireyler için geliştirmeyi hedefliyor. Şirket, Carnegie Mellon Üniversitesi ile iş birliği yaparak omurilik yaralanmaları geçirmiş bireyler üzerinde testler gerçekleştiriyor. Proje kapsamında, ellerini veya kollarını kullanamayan kişilerin bile bileklik sayesinde bilgisayarlarla etkileşim kurabildiği bildiriliyor.

Carnegie Mellon’da çalışan profesörlerden Douglas Weber, tamamen felçli bireylerde dahi bir miktar kas aktivitesi tespit edilebildiğini ve bu zayıf sinyallerin cihaz tarafından başarıyla yorumlandığını söylüyor.

Meta’nın yaklaşımı, son yıllarda dikkat çeken Elon Musk’ın Neuralink gibi beyin-bilgisayar arayüzleri ve iletken biyomalzemeler üzerinde çalışan girişimlere kıyasla daha az müdahaleci ve uygulanabilir bir alternatif sunuyor. Neuralink gibi projeler, cerrahi işlem gerektiren beyin implantlarına dayanırken Meta’nın bilekliği dıştan takılan, cerrahi gerektirmeyen ve kullanıcıya doğrudan uygulanabilen bir çözüm olarak öne çıkıyor.

sEMG tabanlı bu bileklik, ayrıca EEG (elektroensefalografi) tabanlı cihazlara göre de önemli avantajlara sahip. EEG sistemleri, kafa derisinden gelen zayıf sinyalleri yorumlamaya çalışırken düşük doğruluk ve sinyal gücü sorunları yaşayabiliyor. Buna karşın sEMG sinyalleri daha güçlü ve spesifik kas hareketlerine doğrudan karşılık verebiliyor.

hogan30 • July 24, 2025 • 2 min read

Tamamen elektrikli ve belirli kriterleri sağlayan şarj edilebilir hibrit araçlar için Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarında artışa gidildi.

Tamamen elektrikli ve belirli kriterleri sağlayan şarj edilebilir hibrit araçlar için Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarında artışa gidildi. Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren yeni oranlar, araçların motor gücü, motor hacmi ve matrahına göre farklılık gösteriyor.

Yüzde 100 elektrikli araçlarda yeni ÖTV oranları:

Motor gücü 160 kW'ı geçmeyen araçlar: 

  • Matrah ≤ 1.450.000 TL: ÖTV oranı %10’dan %25’e çıkarıldı.
  • Matrah > 1.450.000 TL: ÖTV oranı %40’tan %55’e yükseldi.

Bu segmentte yer alan araçlar, genellikle giriş ve orta segment elektrikli modelleri kapsıyor. Özellikle yüzde 10'dan yüzde 25'e çıkarılan oran, kullanıcılar açısından ciddi bir maliyet artışı anlamına geliyor. 

Motor gücü 160 kW'ı geçen araçlar:

  • Matrah ≤ 1.450.000 TL: ÖTV oranı %50’den %75’e çıkarıldı.
  • Matrah > 1.450.000 TL: ÖTV oranı %60’tan %75’e yükseldi.

Daha yüksek performanslı, genellikle lüks segmentte konumlanan elektrikli araçlar bu grupta yer alıyor. Yüzde 75'lik üst vergi dilimi, bu sınıftaki modellerin fiyatını ciddi ölçüde artıracak gibi görünüyor. Böylece premium elektrikli araçlar daha da erişilmez hale gelebilir.

Şarj edilebilir hibrit araçlarda yeni ÖTV oranları:

Karbon salımı 25 g/km'yi geçmeyen ve elektrikli menzili en az 70 km olan şarj edilebilir hibrit araçlar için de ÖTV oranlarında artış yapıldı.

Motor hacmi 1600 cm³ ve altı olan araçlar:

  • Matrah ≤ 1.350.000 TL: ÖTV oranı %30'dan %45'e çıktı.
  • Matrah > 1.350.000 TL: ÖTV oranı %60'tan %75'e yükseldi.

Bu araçlar, genellikle çevre dostu olmalarıyla öne çıkan modellerden oluşuyor. Ancak yapılan vergi artışı, bu araçlara yönelen kullanıcılar için satın alma maliyetini artırabilir. Özellikle şehir içi kullanımda tercih edilen bu segmentte fiyat/performans dengesi bozulabilir.

Motor hacmi 1600 – 1800 cm³ arası araçlar:

  • Matrah ≤ 1.350.000 TL: ÖTV oranı %70'ten %85'e çıkarıldı.

Bu sınıf, hem hibrit teknolojisine sahip hem de daha yüksek motor hacmi sunan araçları kapsıyor. Yüzde 70 olan ÖTV oranının yüzde 85'e yükseltilmesiyle birlikte bu araçlar artık daha pahalı hale gelecek. 

hogan30 • July 24, 2025 • 2 min read

Tamamen elektrikli ve belirli kriterleri sağlayan şarj edilebilir hibrit araçlar için Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarında artışa gidildi.

Tamamen elektrikli ve belirli kriterleri sağlayan şarj edilebilir hibrit araçlar için Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarında artışa gidildi. Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren yeni oranlar, araçların motor gücü, motor hacmi ve matrahına göre farklılık gösteriyor.

Yüzde 100 elektrikli araçlarda yeni ÖTV oranları:

Motor gücü 160 kW'ı geçmeyen araçlar: 

  • Matrah ≤ 1.450.000 TL: ÖTV oranı %10’dan %25’e çıkarıldı.
  • Matrah > 1.450.000 TL: ÖTV oranı %40’tan %55’e yükseldi.

Bu segmentte yer alan araçlar, genellikle giriş ve orta segment elektrikli modelleri kapsıyor. Özellikle yüzde 10'dan yüzde 25'e çıkarılan oran, kullanıcılar açısından ciddi bir maliyet artışı anlamına geliyor. 

Motor gücü 160 kW'ı geçen araçlar:

  • Matrah ≤ 1.450.000 TL: ÖTV oranı %50’den %75’e çıkarıldı.
  • Matrah > 1.450.000 TL: ÖTV oranı %60’tan %75’e yükseldi.

Daha yüksek performanslı, genellikle lüks segmentte konumlanan elektrikli araçlar bu grupta yer alıyor. Yüzde 75'lik üst vergi dilimi, bu sınıftaki modellerin fiyatını ciddi ölçüde artıracak gibi görünüyor. Böylece premium elektrikli araçlar daha da erişilmez hale gelebilir.

Şarj edilebilir hibrit araçlarda yeni ÖTV oranları:

Karbon salımı 25 g/km'yi geçmeyen ve elektrikli menzili en az 70 km olan şarj edilebilir hibrit araçlar için de ÖTV oranlarında artış yapıldı.

Motor hacmi 1600 cm³ ve altı olan araçlar:

  • Matrah ≤ 1.350.000 TL: ÖTV oranı %30'dan %45'e çıktı.
  • Matrah > 1.350.000 TL: ÖTV oranı %60'tan %75'e yükseldi.

Bu araçlar, genellikle çevre dostu olmalarıyla öne çıkan modellerden oluşuyor. Ancak yapılan vergi artışı, bu araçlara yönelen kullanıcılar için satın alma maliyetini artırabilir. Özellikle şehir içi kullanımda tercih edilen bu segmentte fiyat/performans dengesi bozulabilir.

Motor hacmi 1600 – 1800 cm³ arası araçlar:

  • Matrah ≤ 1.350.000 TL: ÖTV oranı %70'ten %85'e çıkarıldı.

Bu sınıf, hem hibrit teknolojisine sahip hem de daha yüksek motor hacmi sunan araçları kapsıyor. Yüzde 70 olan ÖTV oranının yüzde 85'e yükseltilmesiyle birlikte bu araçlar artık daha pahalı hale gelecek.

#ÖTV #elektrikli_araçlar #hibrit_araçlar

hogan30 • July 21, 2025 • 2 min read

Satın almanın odağında Koala'nın mühendislik ekibi yer alıyor. Koala'nın CRM ürünü Cursor tarafından entegre edilmeyecek ve şirket eylül ayında faaliyetlerini tamamen sonlandıracak.

Yapay zeka destekli kodlama aracı Cursor'ın geliştiricisi Anysphere, müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) girişimi Koala'yı satın alarak kurumsal pazardaki iddiasını güçlendirmeyi hedefliyor. Bu satın alma, Microsoft'un GitHub Copilot ürünüyle rekabetin yoğunlaştığı yapay zeka kodlama araçları pazarında dikkat çeken hamlelerden biri olarak öne çıkıyor.

Satın almanın odağında Koala'nın mühendislik ekibi yer alıyor. Koala'nın CRM ürünü Cursor tarafından entegre edilmeyecek ve şirket eylül ayında faaliyetlerini tamamen sonlandıracak. Yaklaşık dört yaşındaki girişim, yalnızca beş ay önce 15 milyon dolarlık Seri A yatırım turunu tamamlamış; Vercel, Statsig ve Retool gibi şirketlerle çalışmıştı.

Cursor, bu satın almayla birlikte kurumsal çözümlerini ölçeklemeye ve güvenlik, uyumluluk gibi alanlarda daha yetkin bir platform sunmaya odaklanıyor. Şirket, kısa süre önce siber güvenlik girişimi Resourcely'nin eski CEO'su Travis McPeak'i de güvenlik ekibinin başına getirmişti.

Haziran itibarıyla 500 milyon dolar yıllık yinelenen gelir (ARR) seviyesine ulaştığını açıklayan Anysphere, Nvidia, Uber ve Adobe dahil olmak üzere Fortune 500 şirketlerinin yarısından fazlasıyla çalıştığını belirtiyor. Kaynaklara göre bu gelirin giderek artan bir bölümü kurumsal anlaşmalardan geliyor.

Yapay zeka destekli kodlama araçları pazarı, 2025 itibarıyla oldukça rekabetçi bir yapıya bürünmüş durumda. Microsoft'un GitHub Copilot'ı, Anthropic'in Claude Code ürünü ve Google'ın Windsurf ekibini bünyesine katması gibi gelişmeler, büyük teknoloji şirketlerinin bu alandaki iddiasını net şekilde ortaya koyuyor. Cursor ise bağımsız bir girişim olarak bu devlerle rekabet edebilmek için hem ürününü sürekli geliştiriyor hem de stratejik satın almalarla kurumsal müşterilere hitap eden güçlü bir yapı kurmaya çalışıyor.

hogan30 • July 24, 2025 • 1 min read

Orta segment bir Android telefon olan Honor Magic 7 Lite, şık tasarımı ve çok (hatta çoook) uzun ömürlü bataryasıyla öne çıkıyor. Pil derdini unutmak isteyenler için doğru bir tercih konumundaki Honor Magic 7 Lite'a hep birlikte biraz daha yakından bakalım...

Honor Magic 7 Pro'nun küçük kardeşi konumundaki Magic 7 Lite, aslında Kasım 2024'te X9c olarak tanıtılmıştı. Daha sonra firma cihazı Magic ailesine dahil etme kararı almış. Akılda kalırlık açısından doğru bir tercih olduğunu belirtmek gerek.

hogan30 • July 22, 2025 • 1 min read



Oksijen, genelde yaşam, besin ve temiz hava olarak düşünsek de, aslında oldukça reaktif bir elementtir. Bir kütüğü yakan herkes bu durumu bizzat deneyimlemiştir. Peki, bu kadar reaktif olmasına rağmen neden bu kadar çok canlı oksijen soluyor?

Güney Danimarka Üniversitesi'nden jeobiyolog Donald Canfield'a göre, yaşamı sürdüren binlerce farklı metabolizma veya kimyasal süreç olabilir. Ancak ökaryotların (çekirdekli hücrelere sahip canlılar) neredeyse tamamı ve çok sayıda prokaryot (çekirdeksiz hücrelere sahip canlılar) oksijen kullanıyor.

Canfield özellikle heterotroflardan (besin ve enerjilerini diğer organik maddeleri tüketerek sağlayan organizmalar, insanlar dahil) bahsediyor. Ancak tüm canlılar bu şekilde beslenmiyor. Örneğin Münih Üniversitesi'nden Dan Mills, bitkilerin karbonu havadaki karbondioksitten aldığını belirtiyor.

hogan30 • July 22, 2025 • 2 min read

Kiger Stadium is a baseball stadium in the Altamont area of Klamath Falls, Oregon, United States.

Construction began in late 1947 at the Crest Street site of Kiger Stadium, with a goal of opening in Spring 1948 for the Class D Klamath Falls Gems, the Far West League farm team of the Philadelphia Phillies. The stadium was built by Klamath Baseball, Inc. and paid for by the sale of stock to local citizens. The opening, and the original Gems, were a huge success, as the team led the league in attendance in three of the four years they were in the League, and won the Far West League's final Championship before the league folded after the 1951 season.

Since those days, the venerable stadium has stood against weather and other obstacles to become one of only two remaining all-wood stadiums in North America. Historic Kiger Stadium has hosted thousands of amateur baseball games, from Little League through American Legion through a semi-pro incarnation of the Gems, through the years. In 1968 the ballpark hosted the Babe Ruth World Series, and in 1970 the American Legion Championships.

For a time in the 1950s, Kiger Stadium was even turned into an auto racing track. Through the years Kiger has seen it all, and in 2011 welcomed the new Klamath Falls Gems of the West Coast League. The Gems gave Klamath Basin families another reason to visit Kiger Stadium, and the success of the Gems and the WCL were to have brought many improvements to Kiger without losing the charm of the original park. (The Gems last played in the Great West League.)

In 2014 the Klamath Falls Gems, had planned minor improvements to Kiger Stadium, such as making the restrooms ADA accessible, and painting the outfield wall, the stadium facades, and stadium bleachers.

hogan30 • July 23, 2025 • 2 min read

Instacart CEO'su Fidji Simo, 18 Ağustos'ta OpenAI'da "CEO of Applications" görevine başlayacak. Simo, şirketin ürün ve büyüme stratejilerine liderlik edecek.

OpenAI, şirketin uygulama odaklı büyümesini yönetecek yeni bir üst düzey ismi kadrosuna kattı. Instacart CEO’su Fidji Simo, 18 Ağustos itibarıyla OpenAI’da “CEO of Applications” unvanıyla görev yapmaya başlayacak. Simo, doğrudan OpenAI CEO’su Sam Altman’a rapor verecek ve şirketin uygulama tarafındaki operasyonlardan sorumlu olacak.

Bu yeni pozisyon, Altman’ın mayıs ayında duyurduğu yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olarak tanıtılmıştı. Altman o dönemde, şirketin üç temel alanı olan araştırma, bilgi işlem ve uygulamalar üzerinde hala genel denetime sahip olacağını, ancak daha çok araştırma ve güvenlik sistemlerine odaklanacağını açıklamıştı. Simo ise ürün geliştirme ve büyüme stratejilerine liderlik edecek.

Simo, çalışanlara gönderdiği ve OpenAI blogunda da yayınlanan mesajında en çok heyecan duyduğu alanın sağlıkta yapay zeka destekli atılımlar olduğunu belirtti. Ayrıca yapay zekanın kariyer ve yaşam koçluğu, yaratıcı ifade, zaman yönetimi, tıbbi ikinci görüşler ve kişiselleştirilmiş eğitim gibi alanlarda dönüştürücü etkisine inandığını vurguladı. Teknolojinin gücü demokratikleştirme potansiyelinin yanı sıra, mevcut güç yapılarının daha da merkezileşmesine neden olabileceğini belirten Simo, “Şirketlerin ve liderlerin bugün aldığı kararlar, bu dönüşümün herkes için güçlendirici mi yoksa yalnızca ayrıcalıklı azınlık için mi olacağını belirleyecek” dedi.

Simo, Mart 2024’te OpenAI yönetim kuruluna katılmıştı. Bu atama, Sam Altman’ın görevden alınıp geri dönmesinin ardından, yönetim kurulundaki koltuğunu da geri almasıyla aynı döneme denk gelmişti.

OpenAI’ın uygulama departmanı; şirketin araştırmalarının dünyaya ulaşmasını sağlayan iş ve operasyon ekiplerini tek çatı altında topluyor. Altman’ın açıklamasına göre, bu departman geleneksel şirket fonksiyonlarının ölçeklenmesini ve OpenAI’ın bir sonraki büyüme aşamasına hazırlanmasını hedefliyor.

hogan30 • July 22, 2025 • 2 min read

Açık kaynak yapısıyla Twenty, şirketlerin CRM ihtiyaçlarını özgürce karşılamasını sağlıyor.

Açık kaynaklı CRM çözümü olan Twenty, kullanıcılarına esnek, özgür ve topluluk destekli bir sistem sunmayı amaçlıyor. Bu girişim, iş süreçlerini kişiselleştirmeyi kolaylaştıran ve şirketlerin kendine özgü iş akışlarına uygun CRM kurmalarına imkan veren bir platform yaratmayı hedefliyor. Geliştiricilerin ve ekiplerin, açık kaynak topluluğu sayesinde platformu ihtiyaçlarına göre şekillendirme özgürlüğü kazanmasını sağlıyor.

Twenty, temel olarak iletişim yönetiminden satış süreçlerine, görev ve not kaydından e-posta entegrasyonuna kadar geniş bir özellik seti sunuyor. Contact Management modülü, müşteri verilerinin organize edilip yönetilmesine imkan tanırken Custom Objects ve Custom Fields fonksiyonlarıyla şirketler, işlerinin doğasına uygun veri yapıları oluşturabiliyorlar. Bu sayede herkes kendi CRM’ini istediği şekilde kişiselleştirebiliyor. Platform, Kanban ve Table görünümleri ile iş akışlarında görselliğe önem verenlere hitap ediyor.

Satış süreçleri, açık kartlar, aşamalar kolayca izlenebiliyor. Pipeline Visualization özelliği, süreçlerin hangi aşamada olduğunu net şekilde gösteriyor. E-posta entegrasyonu sayesinde, belirli kişi ya da şirketlerle yapılan yazışmalar doğrudan CRM içinde kaydedilebiliyor. Bunun yanı sıra notlar ve görevler için ayrı bölümler bulunuyor. Böylece ekipler arasında bilgi paylaşımı ve koordinasyon artıyor.

Platform son aylarda birçok güçlü özellikle gelişimini sürdürüyor. Yeni Permissions V2 özelliği, kullanıcı bazlı detaylı yetki kontrolü sağlarken, Workflow motoru sayesinde tetikleyici temelli otomasyonlar ve sunucusuz fonksiyonlar destekleniyor. CSV içe aktarma işlevi genişletiliyor, alt alan filtreleme özellikleri ekleniyor ve uygulama içi performans ciddi ölçüde hızlanıyor. Ayrıca gelişmiş arama, Office 365 entegrasyonu, favori görünümler, özel alan türleri ve daha sezgisel kullanıcı arayüzüyle platform hem teknik ekipler hem de son kullanıcılar için daha işlevsel hale geliyor.



Fiyatlandırma modeli ise oldukça esnek ve erişilebilir olarak yapılandırılıyor. Platformda, kendi sunucusunda barındırmayı tercih eden kullanıcılar için lisans maliyeti bulunmuyor. Bulut tabanlı, yönetilen bir hizmet isteyenler için ise farklı abonelik paketleri sunulabiliyor. Bu paketler arasında destek, bakım, yedekleme ve gelişmiş özellikler yer alabiliyor. Platformun sunduğu 9 dolardan başlayan ücretli aboneliklerle hem küçük işletmeler hem de kurumsal şirketler kendi bütçelerine uygun çözümü seçebiliyor.

API ve webhook desteği de Twenty’nin güçlü yanlarını oluşturuyor. Harici uygulamalarla entegrasyon sağlanması, otomasyon sistemleri kurulması bakımından büyük avantaj sunuyor. Açık kaynak olması sayesinde aktif bir topluluk desteği mevcut. Kullanıcılar GitHub üzerinden katkı sağlayarak platformun gelişimine katkıda bulunuyor.

© Copyright Rementis Inc. All Rights Reserved